
Yağışlar Barajları Doldurdu, Kuraklık Tehlikesi Geçmedi
Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Hüsnü Kayıkçıoğlu, kış aylarında etkili olan yağışların barajlardaki doluluk oranlarını artırmasına rağmen kuraklık riskini ortadan kaldırmadığını söyledi. Yağışların büyük bölümünün toprağa sızmadan yüzey akışına dönüşerek sele neden olduğunu belirten Kayıkçıoğlu, yer altı su kaynaklarının yeterince beslenemediğine dikkat çekti.
İzmir'de baraj doluluk oranlarının yüzde 50'nin üzerine çıkmasının kamuoyunda kuraklık endişesinin azaldığı yönünde bir algı oluşturduğunu ifade eden Kayıkçıoğlu, bu değerlendirmenin gerçeği tam olarak yansıtmadığını vurguladı.
"Yer Altı Sularındaki Artış Kalıcı Değil"
İzmir'in yıllık yaklaşık 250 milyon metreküp suya ihtiyaç duyduğunu belirten Kayıkçıoğlu, normal koşullarda bu ihtiyacın yüzde 70'inin yer altı kaynaklarından karşılandığını söyledi. Geçen yıl barajlardaki su seviyelerinin kritik düzeye düşmesi nedeniyle su kullanımının yüzde 95'inin yer altı sularından sağlandığını hatırlatan Kayıkçıoğlu, kentte binlerce kayıtlı ve yüz binlerce kayıt dışı kuyunun bulunduğunu dile getirdi.
Son ölçümlerde gözlem kuyularında 5 ila 20 metre arasında yükselme tespit edildiğini belirten Kayıkçıoğlu, "Bu artışın kalıcı olduğunu düşünmek yanlış olur. Şiddetli yağışlar sele dönüştüğünde suyun önemli bir kısmı yer altına ulaşamıyor. Barajlar dolsa da yer altı su rezervleri halen istenilen seviyelerde değil" dedi.
"Yağmuru Toprakta Tutamıyoruz"
Yer altı su kaynaklarının yenilenmesinde en büyük sorunun su ve toprak yönetiminin birlikte ele alınmaması olduğunu ifade eden Kayıkçıoğlu, tarım arazilerine düşen yağışın toprak tarafından tutulamadığını söyledi.
Yağmur sularının yüzey akışıyla kaybolduğunu belirten Kayıkçıoğlu, "Yağışın afete dönüşmesi, toprak yönetimindeki eksikliklerin bir sonucu. Toprağın su tutma kapasitesini artıracak uygulamalara ağırlık verilmesi gerekiyor" diye konuştu.
"Tarla İçi Yapılar Yaygınlaştırılmalı"
Sürdürülebilir su yönetimi için toprağın korunmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Kayıkçıoğlu, tarla içi su tutma yapılarının yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.
Sel sularıyla birlikte verimli üst toprağın ve organik maddenin kaybedildiğini belirten Kayıkçıoğlu, bahçelerde ve tarım alanlarında toprak sağlığını koruyan uygulamaların öncelik haline getirilmesi gerektiğini ifade etti.
"Su Ortak Bir Doğal Kaynak"
Yer altı suyu kullanan kişilerin bu kaynağı sınırsız bir hak olarak görmemesi gerektiğini belirten Kayıkçıoğlu, suyun tüm toplumun ortak doğal varlığı olduğunu söyledi.
Aşırı sulamanın hem su israfına hem de tarımsal verim kayıplarına yol açtığını kaydeden Kayıkçıoğlu, fazla suyun bitki besin elementlerini yıkadığını, erozyonu artırdığını ve kök çürümesine neden olabildiğini dile getirdi.
Akıllı sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini belirten Kayıkçıoğlu, örtü bitkileri, organik malç ve yüzey örtücü uygulamalarla hem buharlaşmanın azaltılabileceğini hem de yağış sularının daha etkin şekilde yer altı kaynaklarına ulaştırılabileceğini sözlerine ekledi.




