Reklam
BIST 100
11.721,72 -2,89%
DOLAR
49,5220 0,10%
EURO
55,6840 0,06%
GRAM ALTIN
6.652,99 0,27%
BITCOIN
81.350,00 -0,81%
FAİZ
39,52 0,20%
GÜMÜŞ GRAM
91,57 0,21%
GBP/TRY
66,0782 0,41%
EUR/USD
1,1234 0,12%
BRENT PETROL
104,92 0,82%
ÇEYREK ALTIN
10.877,64 0,27%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
19 °

Bir Gecede Kül Olan Dünya Harikası: Artemis Tapınağı

NİSA KTY2

Bazı yapılar vardır; geriye yalnızca birkaç taş kalır ama adı yüzyılları aşar. Efes’teki Artemis Tapınağı da bunlardan biridir. İzmir’in Selçuk ilçesinde, antik Efes kentinin yakınında bulunan tapınak, Efeslilerin kutsal kabul ettiği Artemis’e adanmıştır.

Geçmişi daha eski bir kutsal alana dayanmakla birlikte, anıtsal tapınağın MÖ 6. yüzyılın ortalarında Lidya Kralı Kroisos’un desteğiyle inşa edilmiştir. MÖ 356’daki yangının ardından yeniden inşa edilen Artemis Tapınağı, görkemli mimarisiyle Antik Dünyanın Yedi Harikası arasındaki yerini almıştır. Bugün geçmişteki ihtişamından oldukça uzak bir görünüm sergilese de Anadolu’nun kültürel hafızasında ayrı bir yere sahiptir.

Mermerin görkemli biçimde kullanıldığı tapınak, 127 İyonik sütunuyla Antik Çağ’ın en anıtsal yapılarından biriydi. Taş ve mermerden oluşan ana mimari kütlenin üzerinde ahşap çatı konstrüksiyonunun bulunduğu, çatının ise kiremitlerle örtüldüğü düşünülmektedir. 100 metreyi aşan uzunluğuyla dikkat çeken yapı, yalnızca bir ibadet mekânı değil; aynı zamanda heykeller, kabartmalar ve değerli süslemelerle donatılmış büyük bir sanat merkeziydi. Buradaki Artemis tasviri de üzerinde durulmaya değerdir. Efes Artemis’i, klasik Yunan dünyasındaki avcı tanrıça imgesinden farklı özellikler taşır. Anadolu’nun kadim ana tanrıça geleneğiyle ilişkilendirilen bu anlayış, Efes’in yalnızca mimari değil, inanç tarihi bakımından da farklı kültürlerin kesişme noktası olduğunu gösterir. Kibele geleneği ile Artemis kültü arasında kurulan ilişki, Anadolu’nun tarih boyunca farklı inanç ve kültürleri kendi bünyesinde dönüştürerek yaşattığının çarpıcı örneklerinden biridir.

Tapınağın kaderindeki en sarsıcı kırılmalardan biri, MÖ 21 Temmuz 356 gecesinde yaşandı. Yüzyılı aşan bir emeğin, mermerin, sanatın ve inancın içinde yükselen bu görkemli yapı, Herostratos adlı bir adamın adını tarihe bırakma hırsıyla ateşe verildi. Böylece bir insanın unutulmama arzusu, Antik Çağ’ın en büyük mabedlerinden birinin alevler içinde kalmasına sebep oldu. Kaynakların aktardığına göre aynı gece, ilerleyen yıllarda Anadolu’ya kadar uzanacak büyük bir imparatorluğun kurucusu Büyük İskender dünyaya geldi. Bu tesadüf, tarih anlatılarında yıkımla doğuşun aynı geceye sığdığı dikkat çekici bir karşılaşma olarak yer aldı. Büyük İskender daha sonra Efes’e geldiğinde tapınağın yeniden inşasına yardım etmeyi teklif etti; ancak Efesliler bu teklifi kabul etmedi. Tapınak yeniden yükseldi, fakat o gece çıkan yangın, yapının tarihine yalnızca fiziksel bir yıkım değil, insanın şöhret uğruna ne kadar ileri gidebileceğinin de karanlık bir hatırasını bıraktı.

Zaman ilerledikçe savaşlar, istilalar ve yıpranma tapınağın büyük ölçüde ortadan kalkmasına yol açtı. Bugün ayakta kalan birkaç mermer parçası ve yeniden oluşturulan tek sütun, geçmişteki ihtişamı ancak hayal ettirebilir.

Belki de Artemis Tapınağı’nı bugün değerli kılan tam olarak budur: İhtişamın geçici, kültürel hafızanın ise kalıcı olduğunu hatırlatması. Bir zamanlar dünyanın dört bir yanından insanların görmek için geldiği devasa bir yapıdan geriye birkaç taş kalmıştır. Fakat o taşların anlattığı hikâye hâlâ yaşamaktadır.

Efes’e yolu düşen biri, Artemis Tapınağı’nın kalıntıları önünde yalnızca eski bir yapıya bakmaz. Anadolu’nun binlerce yıllık çok katmanlı geçmişine, insanın ölümsüzlük arzusuna ve zaman karşısındaki kırılganlığına da bakar. Bazen bir medeniyeti anlatmak için ayakta duran büyük yapılar gerekmez; birkaç taş bile geçmişin sesini bugüne taşımaya yeter.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?