BIST 100
14.296,77 0,31%
DOLAR
44,7648 0,06%
EURO
52,8519 0,08%
GRAM ALTIN
6.935,94 0,62%
FAİZ
39,55 -0,35%
GÜMÜŞ GRAM
114,53 0,79%
BITCOIN
74.474,00 -0,52%
GBP/TRY
60,7493 0,09%
EUR/USD
1,1784 -0,13%
BRENT
95,81 0,93%
ÇEYREK ALTIN
11.340,26 0,62%
İzmir Parçalı Bulutlu
İzmir hava durumu
23 °

ÇOK YÖNLÜ BİR STAR DOĞUYOR

oya çınar

Yeteneğiyle oynadığı her rolün hakkını veren bir oyuncu. ‘Üç Kız Kardeş’, ‘Aynadaki Yabancı’ gibi dikkat çeken projelede yer aldı. Kendine has bir aurası ve güzelliği var. Nazlı Senem Ünal, geçtiğimiz hafta sürpriz bir şekilde Bir Serdar Ortaç şarkısını yeniden yorumladı. Şarkıya resmen yeni bir ruh giydirmiş. Posta Gazetesi muhabiri Oya Çınar sordu, Nazlı senem Ünsal cevapladı. oyunculuğu, müziği ve hayatı...

Nazlı, sürprizlerle dolusun. Daha önce sözlerini kendi yazdığın ‘Adı Aşk’ şarkısıyla şaşırtmıştın. Şimdi de Serdar Ortaç’ın ‘Başıma Bela’ şarkısını yorumladın. Fikir nasıl oluştu?

Aslında biraz cover mantığıyla dinlediğimiz, bildiğimiz bir şarkıyı farklı duyma, farklı söyleme isteği var ya… Oradan çıkmış bir fikir. Bir süre bu şekilde şarkı araştırdık. Bu şarkıyı da aranjör Tarık İster önermişti. ‘Başıma Bela’yı okuyunca Tarık, “Başka hiçbir şarkıya bakmayalım, çok güzel duyuluyor sende” dedi. Şarkının genel tarzının dışında daha soft bir yorum oldu benimki.

O kadar kendine has yorumlamışsın ki nakarata gelene kadar şarkının ‘Başıma Bela’ olduğunu anlamadım resmen. Yapmak istediğiniz tam bu muydu?

“Sanki o şarkı değilmiş hissi” benim duymaktan çok mutlu olduğum bir şey. Benzer çok yorum aldım. Şarkının benim sesimle sanki hiç duyulmamış, yeni bir şarkıymış gibi bir his vermesinden mutluyum. Kasten böyle olsun diye yola çıkmadık ama çıkan sonuçtan memnunum.

Son dönemde bir sürü farklı oyuncunun müziğe yönelmesi, şarkı çıkarması biraz sektörün geldiği noktayla mı ilgili sence?

Bazı oyuncular, özellikle konservatuvar mezunu olanlar zaten sahne üzerinde müzikle, dansla, bedeni enstrüman olarak kullanmalarıyla belli bir yetkinliğe sahip oluyor. Biz konservatuvarda bunların hepsiyle donatılıyoruz. Ve özünde hiç ayrı sektörler değil. Ben hep menajerim Tümay Özokur’la da konuşurken “Keşke sesimi de kullanabileceğim bir rol gelse, bir müzikalde oynayabilsem” derdim zaten.

SEKTÖR GİT TİKÇE ZORLAŞIYOR
Aslında hobi mi peki senin için müzik?

Oyunculuk benim mesleğim, müzik ise hayatımda ona eşlik eden bir tutku. Aslında hep hobi gibiydi ama artık “Hobi olarak kalmak zorunda değil” diye de düşünüyorum. Daha akıştayım yani. Oyunculuğa gelince; sektör her yıl bir öncekinden daha zor oluyor. Her şey gittikçe zorlaşıyor. Ekonomiyle de alakalı. Biraz gerçekten kurtlar sofrası durumu var.

Bazı oyunculara hiç fırsat verilmediğini, sektörün hep aynı yüzlerin etrafında döndüğünü düşünüyor musun?

Bu da yine ekonomiyle alakalı. Çünkü yapımlar, kanallar daha garanti kişilere gitmeye başladılar. Özellikle “Yurt dışı satışı olsun ki Türkiye’de reyting yapamasa da en azından yurt dışına satayım ve diziyi devam ettirebileyim” düşüncesi var. Yani onlar da risk alamıyorlar.

Sen başlarken çok zorlandın mı?

Tabii ki. Var olmakta, kendimi gösterebilmekte ben de çok zorlandım başta. Böyle bir imkanım olacak mı acaba kaygısını çok yaşadım. Ne kadar ünlü olursan ol, nerelere gelirsen gel bir proje varken varsın, sonrasında aynı kaygılara yine düşebiliyorsun. “İstediğim, gönlüme göre bir iş gelecek mi?” diye hep bir bekleme enerjisinde kalıyorsun.

Hayat neşen yerinde midir yoksa melankolik bir yanın da var mı?

Melankoliyi hiç sevmem, hiç oradan beslenmem. Kötü hissedince birilerini arar, dışarı çıkarım. Bence bu da çok gençlikte kalması gereken bir duygu. Yoksa hangimiz arabesk bir müzikle kafamızı cama dayayıp melankolik klipler çekmedik ki!

Bahar Şahin, Serenay Sarıkaya’ya hayranlığını “Serenay için hapis yatarım” diyerek ifade etti. Bu denli hayranlık beslediğin biri var mı ?

Enteresan bir söylem. O derece bir şey mümkün değil ama benim de Tarkan hayranlığım büyüktür yani. Ama ailem dışında kimse için hapis yatmam.

O MU BU MU?

Kamera mı mikrofon mu?

Kamera.

Sabahın körü mü gecenin körü mü?

Sabahın körü. Sakinlik.

Geçmişte bir an mı gelecekte bir an mı?

Gelecek her zaman daha heyecan verici.

Linç edilmek mi daha kötü görmezden gelinmek mi?

Görmezden gelinmek daha kötü.

Kenan İmirzalıoğlu mu Kıvanç Tatlıtuğ mu?

Ben çocukluğumdan beri hep Kenan İmirzalıoğlu’cuyumdur. Esmer erkekleri daha çok beğenirim.

Zeki Demirkubuz mu Nuri Bilge Ceylan mı?

İkisiyle de çalışmayı çok isterim ama Nuri Bilge Ceylan.

 

OYA ÇINAR-POSTA

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?