
Toplumsal acılarımızın büyük bir çoğunluğunu "kadına şiddet" oluşturuyor! Yasaların sınırlandırmalarına rağmen şiddeti engelleyemiyoruz. Bir araştırma şirketi insanımızın gündeminde yer alan, her gün milyonlarca izleyicinin takip ettiği televizyon dizleri şiddet yönüyle inceledi. İşte sonuçlar:
BAREM Araştırma Türkiye’de yayınlanan 94 diziyi mercek altına aldı ve dizi sahnelerinin yüzde 49,46’sında orta yoğunlukta, yüzde 32,26’sında ise çok yüksek düzeyde şiddet yer aldığını ölçümledi. İncelenen içeriklerde şiddetin yüzde 25’inde “haklı” bir gerekçe sunulurken, yüzde 20,83’ünde herhangi bir gerekçe gösterilmiyor; vakaların yüzde 54,17’sinde ise neden belirsiz kalıyor. Araştırma, ekranlardaki şiddetin yalnızca niceliksel boyutunu değil, meşrulaştırılma biçimlerini de gündeme taşıyor.
Bu akıl dışı tabloyu görünür kılmak için BAREM Araştırma, Marketing Türkiye ve reklam ajansı Untold, araştırmanın bulgularından yola çıkarak dikkat çekici bir farkındalık kampanyasına imza attı. Amaç yalnızca verileri paylaşmak değil; dizilerdeki şiddet temsiline dair hem toplumu hem de pazarlama ve iletişim dünyasını düşünmeye ve harekete geçmeye davet etmek.
Kampanyanın filminde ise araştırmanın çarpıcı sonuçları, fazla söze ihtiyaç duymayan sarsıcı bir yalınlıkla izleyiciyle buluşuyor. Ekranlarda yıllardır izlenen sahneler bu kez farklı bir perspektiften karşımıza çıkıyor ve şu soruyu gündeme getiriyor: “Ekrandaki şiddete dur demenin zamanı gelmedi mi?”
BAREM Araştırma’nın 2024 yılı Kasım ayında gerçekleştirdiği ve 2014-2024 yılları arasında seçilen 94 televizyon dizisini inceleyen çalışması, yapımlarda yer alan şiddet unsurlarını sosyal antropolog ve sosyolog iş birliğiyle analiz etti. Araştırmada ayrıca bu içeriklerin izleyici üzerindeki yansımaları, Türkiye temsili kantitatif verilerle ele alındı.
Yüzde 73 dizi ya da film izliyor
Araştırma kapsamında Türkiye genelinde görüşülen 1095 kişinin yüzde 73’ü televizyondan dizi ya da film izlediğini ifade ediyor. Bu oran kadınlarda yüzde 76’ya çıkarken erkeklerde yüzde 70 seviyesinde kalıyor. Televizyondan dizi/film izleme oranı tüm yaş gruplarında yüzde 70’in üzerinde seyrediyor; en yüksek oran yüzde 77 ile 15-24 yaş grubunda görülüyor. 25-34 yaş grubunda oran yüzde 70, 35-44 yaş grubunda yüzde 72, 45 yaş ve üzerindekilerde ise yüzde 73 olarak ölçülüyor.
Yüzde 41 rahatsızlık duymuyor!
Araştırmada katılımcılara dizilerde fiziki saldırıya varan kavga sahneleri ve şiddet unsurlarını görmekten rahatsız olup olmayacakları soruldu; yüzde 53’ü bu tür sahnelerden rahatsız olacağını, yüzde 41’i ise rahatsızlık duymayacağını ifade ediyor. Fiziksel şiddet içeren kavga sahnelerine yönelik hassasiyet kadınlarda yüzde 69’a çıkarken erkeklerde yüzde 38 seviyesinde kalıyor. Silah kullanılan, yaralama ya da öldürme amacı taşıyan sahneler söz konusu olduğunda rahatsızlık oranı yüzde 59’a yükseliyor; bu başlıkta kadınların oranı yüzde 76’ya ulaşırken erkeklerde yüzde 41’de kalıyor. Çocuğa yönelik şiddet sahneleri en yüksek tepkiyi topluyor ve katılımcıların yüzde 91’i bu içeriklerden rahatsız olacağını belirtiyor; kadınlarda oran yüzde 94, erkeklerde yüzde 89 olarak ölçülürken, 45 yaş ve üzeri grupta rahatsızlık oranı yüzde 95 ile en yüksek seviyeye çıkıyor. Kadına yönelik şiddet unsurlarını izlemekten rahatsız olacağını ifade edenlerin oranı ise yüzde 92’ye ulaşıyor; her iki cinsiyette de oranlar yüzde 90’ların üzerinde seyrederken kadınlarda yüzde 94, erkeklerde yüzde 90 olarak sonuçlara yansıyor.
Şiddetin her türlüsü izleniyor
Dizilerin tamamında fiziksel ve ekonomik şiddet görülürken, yüzde 97’sinde psikolojik şiddet ve yüzde 34’ünde cinsel şiddet yer alıyor. Kadına yönelik şiddete ise dizilerin yüzde 86’sında yer veriliyor.

Dizilerdeki şiddet sahnelerinin yüzde 49,46‘sı orta yoğunlukta, yüzde 32,26‘sı ise çok fazla şiddet içeren sahnelerden oluşuyor. Veriler, dizilerdeki şiddetin genellikle orta ve yüksek yoğunluk seviyelerinde olduğunu söylüyor.

