
Dün akşam gerçekleştirilen EBSO Meclis toplantısı bazı gerçeklerin gün yüzüne çıkmasına sahne oldu.
Egeli sanayicilerin çatı kurumu ve Türkiye'nin en önemli sanayi odalarından biri olan EBSO'nun meclis toplantısında üyeler tarafından dile getirilenler bir bakıma malumun ilanı oldu.
Uzun zamandır bizim de haberci olarak peşinden koştuğumuz bazı konuların bizzat üyeler tarafından meclis kürsüsünden dile getirilmesi son derce önemliydi.
Tüm Türkiye'nin ve İzmir'in bildiği gibi EBSO bugüne kadar siyasi alanlarla seviyeli ve olması gereken bir ilişki sürdürmüştür. EBSO'nun bu yapısı üyelerinin davranışsal özelliği olmasıyla beraber odanın sağlam geleneklerinden biridir de...
Herkesin bir siyasi tavrı, mensubiyeti veya politik aidiyeti olabilir. Bir sanayici için de bu gerçekten çok normaldir.
Fakat EBSO çapında bir meslek odasının siyasi bir partinin içindeki bir kanadın (!) tekelinde faaliyet göstermesi hem doğru bir adım değil hem de geleneklere aykırı bir adım olacaktır.
Nitekim EBSO'da yaşanan siyasi baskılar dolayısıyla hem bazı EBSO Üyeleri hem de AK Parti'nin önemli isimleri bu durumun sakıncalı olduğu hususunda görüşlerini belirtmişlerdir.
Tecrübeli EBSO üyeleri bu tip adımlara net bir tavır almış, siyasi baskılarla yol yürümenin Odanın gelenekleri yönünden hem usul hem de esas hatası olduğunu dile getirmişlerdir.
Bu değerlendirmelerde ulunan üyelerin hemen hepsi "Siyasetin hegomanyasında, tekelci ve baskılayıcı yapısıyla hareket eden bir aday, başkan ve yönetim nasıl doğru adımları atabilir ki" düşüncesi EBSO üyelerinin ortak fikri olarak ortaya çıkmıştır.
Son günlerde yaşananlar da aslında EBSO üyelerinin şahsında ege bölgesindeki bütün sanayicileri kaygılandırmış, tedirgin etmiş ve büyük bir huzursuzluğa sevk etmiştir. Zira yapılan siyasi müdahaleler sanayiciyi baskılar konuma gelmiştir.
Bu noktada dün gerçekleştirilen EBSO meclis toplantısında bir volkan gibi patlayan Nedim Anbar'ın çıkışı aslında tüm EBSO üyelerinin ve Egeli sanayicilerin sesinin fevkinde bir tepki ve haykırış olarak dikkat edilmesi gereken husustur.
AK PARTİ DE MENUN DEĞİL
Konu AK Parti'nin tecrübeli isimlerinin de değerlendirmesiyle "bu tip İzmir'in geleneklerine ve demokratik anlayışına uymayan girişimler en çok da partimizin İzmir politikalarımıza zarar veriyor. İzmirliler bizi yaşam alışkanlıklarına ve geleneklerine zarar verecek bir yapı olarak görüyor. Bu da İzmir'de elde etmek istediğimiz siyasi hedefleri hep sekteye, başarısızlığa uğratıyor. Biz bir taraf olunca otomatikman diğer taraf da bir tepki olarak gelişiyor. Bu sefer çatışmayı başlatmış, bölünmeyi körüklemiş bir siyasi taraf olmuş oluyoruz. Bundan kaçınmalıyız" ifadelerini haklı olarak öne sürüyor.
Aslında dün EBSO meclis toplantısında Sayın Nedim Anbar'ın haykırışı hem siyasetçilerin hem de sanayicilerin tepkisini yansıtmış oldu.
MÜDAHALE ANLAMSIZ
Günün sonunda tecrübesine güvenilen bir EBSO üyesi de şunları söylüyor, "biz baskı ve müdahaleden yılmayız. Çünkü bunu anlamsız buluyor, mana veremiyoruz. Dünyaya meydan okuyan, işinden başka bir şey düşünmeyen, her türlü ekonomik zorluğa ve darboğaza rağmen dimdik ayakta durarak bir çok başarının altına imza atan EBSO üyelerinin tepkisi dikkate alınmalıdır. Yani esasen Sayın Anbar'ın ağzından çıkan sözlerin hepimizin sözleri olduğu bilinmelidir." ... gerçekten de dikkate değer yorumlar.
Son olarak, dün EBSO kürsüsünde gerçekleri haykıran sanayici Nedim Ambar'ın konuşması dikkatle okunduğunda sanayicilerin tehdit, şantaj ve korkutma altında olduğu da ifadeler arasında olduğu göze çarpıyor...
Ne demişti Sayın Anbar?
“Sağa solu arayıp bunu gruba almayın diye müdahalelerde bulunuyorlar. Ben bunun oda seçimlerini kirlettiğini düşünüyorum. Biri bana ‘sen kimsin’ diye çıkarsa müdahale edenlerin onlar olduğunu göreceksiniz. Biz ve bizim gibi insanlar iki kelime etmeye kalktığımızda, TÜSİAD’ın Başkanı bile gözaltına alınıp mahkemeye çıkarılıyor, birileri ‘sen kimsin, gel siyasete gir’ diye azarlanmaya çalışıyor. EBSO seçimlerine müdahil olmak istiyorsanız gelin bir fabrika açın, EBSO’ya üye olun, istediğiniz seçimlere müdahale edin. Bu değerli kurumun seçimlerinin siyasete 17 yıldır hiç alet olduğunu görmemiştim, çok üzüldüm.”
Gerçekten de dehşet ifadeler... İşte bir önceki dönemde başarısız olmuş bir adayın hırslarıyla gelinen nokta.
EBSO ve sanayicilerimiz bu duruma düşürülmemeliydi!
Elbette EBSO gibi bir kurum bunu da aşacaktır. Sağlam, güvenilir ve temiz ellerde geleceğe yürüyecektir.




