
Tekstilde yabancı işçi alarmı! İşverenler artık Hindistan, Pakistan ve Afganistan’dan işçi getiriyor
Tekstil sektöründe kriz derinleşirken, sektörde yabancı uyruklu çalışanların sayısında da artış yaşanıyor. TEKSİF İzmir Şube Başkanı Faruk Aksoy, daha önce ağırlıklı olarak Suriyeli işçilerin çalıştığı sektörde, Suriyelilerin ülkelerine dönmesinin ardından Hindistan, Pakistan ve Afganistan’dan işçilerin gelmeye başladığını söyledi. Aksoy, yabancı işçilerin özellikle taşıma ve temizlik gibi işlerde çalıştırıldığını belirterek, sektörün genel tablosuna ilişkin de dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Tekstil sektörü bir yandan kapanan işletmeler, işten çıkarmalar ve ödenmeyen ücretlerle mücadele ederken, diğer yandan yabancı uyruklu çalışanların sektördeki varlığı giderek daha fazla dikkat çekiyor.
Tekstil İşçileri Sendikası (TEKSİF) İzmir Şube Başkanı Faruk Aksoy, sektördeki son gelişmeleri değerlendirerek yabancı uyruklu çalışanların profilinin son dönemde değiştiğini söyledi.
“Suriyelilerin ardından Hindistan, Pakistan ve Afganistan’dan geliyorlar”
Yabancı uyruklu çalışanların tekstil sektöründe giderek yaygınlaştığını belirten Aksoy, geçmişte ağırlıklı olarak Suriyeli işçilerin çalıştığı alanlarda artık farklı ülkelerden gelen çalışanların öne çıktığını ifade etti.
Aksoy, “Çalışanlar eskiden daha çok Suriyeliydi ama Suriyelilerin ülkelerine dönmesiyle birlikte artık işçiler Hindistan, Pakistan, Afganistan gibi ülkelerden geliyorlar” dedi.

“Maliyet daha ucuz ama kalite daha düşük”
Yabancı uyruklu çalışanların daha düşük maliyetle istihdam edildiğini savunan Aksoy, bu işçilerin şu aşamada daha çok üretim hattının dışındaki yardımcı işlerde görev yaptığını söyledi.
Aksoy, “Son zamanlarda tekstil sektöründe yabancı uyruklu çalışanlar yaygınlaştı. Daha ucuz maliyetle çalışıyorlar ama iş kalitesi olarak daha düşük bir kalite” ifadelerini kullandı.
Bu çalışanların daha çok tekstil sektöründe “ortacı” olarak adlandırılan; yük kaldırma, taşıma ve temizlik gibi işlerde çalıştığını belirten Aksoy, üretim hatlarında ise henüz yoğun bir şekilde yer almadıklarını dile getirdi.
Ancak Aksoy, zaman içerisinde yabancı uyruklu çalışanların üretim hattında kalifiye iş gücüne dönüşebileceği değerlendirmesinde bulundu.
“Krizin faturası işçiye kesiliyor”
Tekstil sektöründeki ekonomik sıkıntıların devam ettiğini belirten Aksoy, işverenlerin yaşanan sorunları farklı gerekçelere bağladığını ancak krizin sonuçlarını doğrudan çalışanların yaşadığını savundu.
“Tekstil sektöründe bitmeyen bir kriz var. İşverenler bunları hep bir şeye bağlıyorlar ama sonuç olarak krizin faturası işçilere kesiliyor” diyen Aksoy, sektördeki mevcut tablonun çalışanlar açısından giderek ağırlaştığını söyledi.
Kadın istihdamında dikkat çeken düşüş
Sektördeki daralmanın kadın çalışan sayısına da yansıdığını belirten Aksoy, dokuma, hazır giyim ve deri sektörlerinde kadın istihdamında ciddi gerileme yaşandığını ifade etti.
Aksoy, konfederasyon tarafından yapılan çalışmaya atıfta bulunarak, kadın çalışan sayısının bir yılda yüzde 14,53 azalarak 473 bin 400 seviyesine gerilediğini söyledi.
“Kıdem ve ihbar tazminatlarını bile ödeyemiyorlar”
Sektörde yaşanan krizin yalnızca iş kayıplarıyla sınırlı olmadığını belirten Aksoy, şirket kapanmaları ve konkordato süreçlerinin çalışanları da mağdur ettiğini söyledi.
Son dönemde konkordato ilanlarının, işten çıkarmaların ve maaşların ödenmemesinin arttığını belirten Aksoy, kapanan işletmelerin işçilerin kıdem ve ihbar tazminatlarını dahi ödeyemediğini ifade etti.
Aksoy, “Son zamanlarda konkordato ilanları, işçilerin işten çıkarılması, maaşların ödenmemesi gibi sorunlar ile karşı karşıyayız. Kapatanlar da işçilerin kıdem ve ihbar tazminatı paralarını ödeyemiyorlar” dedi.
Tekstil sektöründe çalışanların giderek daha ağır ekonomik koşullarla karşı karşıya kaldığını savunan Aksoy, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bir girdabın içine sokulmuş insanların asgari ücret karşılığında iş bulmaları lütuf olarak sunuluyor.”
Sektör temsilcisinin açıklamaları, tekstilde bir yandan istihdam kaybı ve işletme kapanışları yaşanırken diğer yandan yabancı iş gücünün artmasının, sektörün geleceği açısından yeni bir tartışma başlattığını ortaya koydu.
BUSE AÇIKALIN-EGEDESONSOZ


