
İzmir'de arsa anlaşmazlığı nedeniyle Almanya'dan gelerek ablasını öldürüp eniştesini ağır yaralayan cinayet zanlısı, polis ekiplerine teslim oldu. Bahçeden gelen sesler üzerine dışarı çıkan enişte Mesut Tarhan, olay gününü anlattı.
Olay, İzmir'de 7 Şubat sabahı saat 06.00 sıralarında meydana geldi. İddiaya göre, Almanya'dan Türkiye'ye gelen A.Ç., arsa anlaşmazlığı yaşadığı ablası ve eniştesinin evine gitti. Bahçeden gelen sesler üzerine dışarı çıkan Mesut Tarhan (47) omuz bölgesinden bıçaklanırken, yardıma koşan eşi Adile Tarhan (53) da kardeşi tarafından defalarca bıçak darbesi aldı. Adile Tarhan 18, Mesut Tarhan ise 9 bıçak darbesiyle kanlar içerisinde kaldı. Olayın ardından kaçan zanlı daha sonra polise teslim olurken, ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Adile Tarhan 2 gün sonra hayatını kaybetti. Yoğun bakımdaki tedavisinin ardından taburcu olan Mesut Tarhan, 26 yıllık eşinin öldüğünü günler sonra öğrendi.
"SIRTIMA BIÇAK SAPLANDIĞINI HİSSETTİM"
Yaşadığı dehşet anlarını anlatan Mesut Tarhan, "O gün gece geç yatmıştık. Saatin tam kaç olduğunu hatırlamıyorum ama yaklaşık 12.30 civarıydı. Eşim beni uyandırdı ve yan taraftan bir ses geldiğini söyledi. Ben tam o sırada kapının kapanma sesini duydum. Bunun üzerine birlikte kalkıp dışarı çıktık. Oturduğumuz ev müstakil olduğu için bahçeye çıktık. Bahçedeki lambalar yanmıyordu; yalnızca kapının önündeki bir lamba açıktı, diğer taraflar karanlıktı. Düz zeminde yürüyordum. Kapının önünden yaklaşık 4-5 metre ilerledikten sonra sağ tarafta zeminin yükseldiği karanlık bir alan var. Tam oraya doğru dönerken bir anda omzuma bir bıçak saplandığını hissettim. O anda sırt üstü yere düştüm. Eşim sağ tarafımdaydı, biraz da gerimde kalıyordu. O sırada saldırgan eşime yöneldi ve ona da üst üste bıçak darbeleri indirdi. Ben kendimi doğrultmaya çalıştım. Yaram hâlâ sıcaktı. O sırada saldırganı gördüm; Aslan Çoban'dı. Kendimi toparlayıp ayağa kalktım, ensesinden tutup yere attım ve elindeki bıçağı almaya çalıştım. Bıçağı almaya çalışırken sağ kolum kesildi. Bıçak onun sağ elindeydi, ben de sağ elimle müdahale ettim. Sağ elim tamamen kesildi. İki parmağım neredeyse kopmuştu, sadece deri parçası tutuyordu. Üç parmağım kesilmişti, sonradan onlara tendon transferi yapıldı" dedi.
"EŞİMİN VEFAT ETTİĞİNİ SONRADAN ÖĞRENDİM"
Tedavi sürecinden bahseden Mesut Tarhan, "Ondan sonrasını hatırlamıyorum. Ne oldu, ne bitti bilmiyorum. Kendime geldiğimde çocukların ve komşumun seslerini duyuyordum. Kızım ambulansı arıyordu. Daha sonra beni ambulansla hastaneye götürdüler. Yaklaşık 5-6 gün entübe kaldım ve o süreçte ne yaşandığını hatırlamıyorum. Ardından 13-14 gün boyunca yoğun bakımda ve serviste yoğun antibiyotik tedavisi gördüm. Geçen hafta taburcu oldum. Kendime geldiğimde hastanedeydim. Doktor bana günün hangi gün olduğunu ve saatin kaç olduğunu sordu, ancak hatırlamıyordum. Sonradan öğrendim ki olay 7 Şubat'ta olmuş. Kendime geldiğimde eşimin vefat ettiğini bilmiyordum. Bunu daha sonra öğrendim" ifadelerini kullandı.
"ORTAK ALINAN EVİN ÜZERİNE ÇÖKMEK İSTEDİ"
Olayın geçmişine değinen Mesut Tarhan, "Bu olayın arkasında aslında iki yılı aşkın süredir devam eden bir mesele vardı. Biz zaten konuşmuyorduk. Eşim açıkça annesine de söylemişti; 'Huzurumuzu kaçırıyorsunuz, uzak durun' demişti. Oturduğumuz evi eşimle birlikte almıştık ancak ev onların üzerineydi ve vermiyordu. Bana 'bugün yarın vereceğim' diyordu ama eşime de vermeyeceğini söylemiş. Eşim ayrıca ona para da vermişti, onu da vermeyeceğini söylemiş. Evet, ortak alınan evi sahiplenmek ve üzerine çökmek istedi. Kendisi o evde oturmuyordu. Yaklaşık iki buçuk yıl önce Almanya'ya kaçmıştı, çocuklarıyla birlikte gitmişti. Benimle bir sorunu yok gibi görünüyordu ama meğer eşimle arasında ciddi sorunlar varmış. Eşim evi istiyormuş, o ise vermiyormuş. 'Annem yanımda kalmak istemedi, sen istemedin' gibi sudan bahaneler ileri sürüyormuş" diye konuştu.
YENİ ASIR

