Reklam
BIST 100
11.766,11 -2,52%
DOLAR
49,5271 0,11%
EURO
55,7331 0,15%
GRAM ALTIN
6.631,95 -0,05%
BITCOIN
81.927,00 -0,10%
FAİZ
39,50 0,15%
GÜMÜŞ GRAM
91,84 0,51%
GBP/TRY
66,0953 0,43%
EUR/USD
1,1244 0,21%
BRENT PETROL
104,03 -0,03%
ÇEYREK ALTIN
10.843,23 -0,05%
İzmir Parçalı Az Bulutlu
İzmir hava durumu
20 °

Toprağın Altındaki İnternet

yankı.JPG

Teknoloji dediğimizde gözümüz hep yukarı bakıyor. Uydular, veri merkezleri, fiber kablolar… Sanki ilerleme sadece bulutlardaymış gibi. Oysa belki de asıl gelişim, yıllardır ayaklarımızın altında sessizce ilerliyor.

Toprağın birkaç santim altında, gözle göremediğimiz bir dünya var. Misel ağları. İlk duyduğumda kulağa biraz romantik gelmişti, itiraf edeyim. Ama mesele romantizm değil; mesele doğanın kurduğu kusursuz bir düzen.

Ağaçlar konuşmaz deriz. Ama aslında konuşuyorlar; sadece bizim alışık olmadığımız bir dilde. Köklerinin altına bağlanan bu ağ sayesinde birbirlerine su gönderiyorlar, besin paylaşıyorlar. Hatta tehlike anında “haberleşiyorlar”. Bir ağaç hastalandığında, yanındaki diğerleri bundan haberdar oluyor.

Bizim “internet” dediğimiz şey, doğada zaten varmış da biz yeni fark etmişiz gibi.

Tabii arada önemli bir fark var. Biz hız takıntılıyız. Milisaniyeler, gigabitler ve daha hızlısı… Doğa ise hızla değil, dengeyle çalışıyor. Bu ağlar yıldırım gibi veri taşımıyor belki ama neredeyse hiç enerji harcamadan, kopmadan, çökmek nedir bilmeden işliyor.

Düşünsenize, bir kablo kopuyor ama sistem durmuyor. Çünkü o sistem tek bir hat üzerine kurulu değil. Alternatif yolları var. Kendini onarıyor. Bizim en gelişmiş altyapılarımızın bile hâlâ zorlandığı bir şey bu.

İşte bu yüzden bilim insanları Biyo-bilgisayar alanında bu sistemleri incelemeye başladı. Amaç, mantarları modem yapmak değil. Daha derin bir şey: doğanın düşünme biçimini anlamak.

Belki de sorun şu: Biz teknolojiyi hep “kontrol etmek” üzerine kurduk. Doğa ise “uyum sağlamak” üzerine çalışıyor.

Geleceğin şehirlerini düşünün.... Betonun altında sadece kablolar değil, yaşayan sistemler var. Kendi kendini onaran, enerjiyi minimumda tutan, çevreyle kavga etmeyen altyapılar… Bugün biraz uzak bir fikir gibi duruyor. Ama internetin ilk hali de öyleydi.

Doğa bize hazır bir cevap vermiyor aslında. Sadece şunu söylüyor :“Ben bu problemi zaten çözdüm. İstersen bir bak.”

Belki de mesele yeni bir şey icat etmek değil. Doğru yere bakmayı öğrenmek.

 

 

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?