Reklam
BIST 100
11.766,11 -2,52%
DOLAR
49,5271 0,11%
EURO
55,7331 0,15%
GRAM ALTIN
6.631,95 -0,05%
BITCOIN
81.927,00 -0,10%
FAİZ
39,50 0,15%
GÜMÜŞ GRAM
91,84 0,51%
GBP/TRY
66,0953 0,43%
EUR/USD
1,1244 0,21%
BRENT PETROL
104,03 -0,03%
ÇEYREK ALTIN
10.843,23 -0,05%
İzmir Parçalı Az Bulutlu
İzmir hava durumu
20 °

YÜZÜMÜZE VURULMUŞ İNSANLIK HALLERİ

WhatsApp Image 2026-10-16 at 10.41.36

“Evet bazı insanlar hep yalnız yürür…

Kalabalıklar bir tül gibi geçip gider yanından.

Aldırmaz yalnız adam, yürür, yürür, yürür…

Kalabalıklar öylece bakar ardından!”

 

Telefon çalar. Arayan, sık sık sesini duyduğun bir tanıdıktır. Birkaç hâl hatır sorusundan sonra konu kendi derdine gelir. Anlatır, içini döker, senden fikir ister. Sen de dinlersin. Bazen bir çözüm bulmaya çalışır, bazen yalnızca yanında olduğunu hissettirmek istersin. Konuşma bittiğinde onun rahatladığını anlarsın. Sonra günler geçer, haftalar geçer. Bu kez senin canını sıkan bir şey vardır. Belki bir konuda fikrini almak, belki içini dökmek, belki de yardım istemek için sen de onu aramak istersin. Telefonu eline alırsın, telefon açılmaz, mesajlara cevap verilmez, sen ondan vazgeçersin. Çünkü aradığında karşında bulacağın kişinin kim olduğunu aşağı yukarı biliyorsundur. Seni dinleyecek zamanı yoktur. Ya da daha kötüsü, seni aramak aklına hiç gelmez.

Elbette her ilişki aynı ölçüde emekle yürümez. İnsanlardan birinin zorlandığı dönemde diğeri daha çok destek olur. Bugün sen dinlersin, yarın seni dinlerler. Yakınlık biraz da budur. Fakat bazı ilişkilerde bu alışverişin yönü hiç değişmez. Bir tarafın anlatacakları hep önemlidir, diğerinin sıkıntıları ise uygun bir zamana bırakılır. O zaman da çoğu kez gelmez. İnsan bunu hemen fark etmeyebilir. Çünkü karşısındakini anlamaya çalışırken kendi beklentilerini geri plana atar. Bir süre sonra da arayıp sormamayı, ilgisizliği, hatta unutulmayı bile olağan karşılamaya başlar.

İnsanlarla kurduğumuz ilişkilerde yıllar içinde dikkatimi çeken bir durum var: Her zaman ulaşılabilir olanın ihtiyaçları daha kolay gözden kaçıyor. Dinleyen, yol gösteren, işi düştüğünde değil, başı sıkıştığında da başkalarının yanında olan kişi, bir süre sonra herkesin güvendiği insan hâline geliyor. Ne var ki ona güvenenler, bazen onun da desteğe ihtiyaç duyabileceğini unutuyor. Güçlü görünmek, insanın hiç yorulmadığı anlamına gelmiyor. Herkesin derdine yetişen birinin de anlatacakları, içine attıkları, kimseye söyleyemedikleri var. Üstelik bunları dile getirmemesi, her şeyin yolunda olduğu anlamına gelmiyor.

Böyle bir ilişkiyi fark ettiğinde insanın canı yanıyor. Geçmişte yaptıklarını düşünüyorsun. Kaç kez dinledin, kaç kez kendi işini bırakıp yardım ettin, kaç kez sırf o üzülmesin diye kendi kırgınlığını içine attın? Bir noktadan sonra insan ister istemez kendine soruyor: Ben mi fazla değer verdim? Belki de mesele bu değil. Birine içtenlikle destek olmak, karşılığında aynı iyiliği görme garantisi taşımaz. Fakat bu, sürekli aynı yerde beklemek zorunda olduğun anlamına da gelmez. Her çağrıldığında yetişmek, her soruna çözüm bulmak, kendi ihtiyaçlarını ertelemek zorunda değilsin. Bazen aramamak, bazen hayır demek, bazen de bir ilişkinin eskisi kadar yakın olmadığını kabul etmek gerekir.

Yaş aldıkça insan, kiminle ne kadar vakit geçirdiğinden çok, o ilişkinin kendisine ne hissettirdiğini düşünmeye başlıyor. Kalabalık bir çevren olabilir ama zor bir gününde konuşabileceğin kimseyi bulamayabilirsin. Tersine, uzun zamandır görüşmediğin biri tek bir telefonla kendini yalnız hissetmemeni sağlayabilir. Aradaki fark, büyük sözlerde ya da gösterişli fedakârlıklarda değil; hatırlanmakta, merak edilmekte, ihtiyaç yokken de aranmakta saklıdır. İnsanların hayatımızdaki yerini her zaman değiştiremeyiz. Ama onlara ayırdığımız yeri yeniden düşünebiliriz. Kırgınlıkla herkesten uzaklaşmak da, sırf yalnız kalmamak için her ilişkiye tutunmak da zorunda değiliz. Bazen yapılacak en doğru şey, verdiğimiz değeri korurken kendimizi de unutmamaktır.

Peki, siz başkalarının hayatında nasıl bir yer tuttuğunuzu düşünüyorsunuz; gerçekten özlenen biri misiniz, yoksa yalnızca ihtiyaç duyulduğunda hatırlanan mı?

 

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?