BIST 100
12.382,65 0,10%
DOLAR
43,1929 0,03%
EURO
50,3766 0,13%
GRAM ALTIN
6.419,23 -0,18%
FAİZ
36,89 -0,51%
GÜMÜŞ GRAM
126,99 -1,95%
BITCOIN
96.594,00 -0,99%
GBP/TRY
57,9812 -0,19%
EUR/USD
1,1632 -0,10%
BRENT
64,25 -3,41%
ÇEYREK ALTIN
10.496,30 -0,17%
İzmir Parçalı Bulutlu
İzmir hava durumu
11 °

Yapay Zeka Felsefesi

WhatsApp Image 2026-01-01 at 02.58.45

Bazen düşünüyorum: Yapay zekâ meselesi aslında teknoloji tartışması falan değil. Bildiğin insanın kendisiyle yüzleşmesi. Çünkü ne zaman yeni bir şey çıksa, ilk refleksimiz aynı: “Bu bizi geçer mi?”

Geçmekten çok, bizi bize gösteriyor sanki.

Yapay zekâ düşünen bir şey mi? Hayır. Ama düşünmenin kabuğunu çok iyi taklit ediyor. Asıl mesele de burada başlıyor. Biz yıllardır düşünmeyi, karar vermeyi, hatta hissetmeyi önemli bir yere koyduk. Şimdi bir makine bunların benzerini yapınca garipsiyoruz.

Ama şunu da kabul edelim: Yapay zekâ dediğin şey tek başına bir “özne” değil. Niyeti yok, derdi yok, canı yanmıyor. Ona anlam yükleyen, hedef veren insan. Yani mesele “yapay zekâ ne yapacak?” değil; “insan neyi devredecek?”

Burada küçük ama önemli bir çizgi var. Eğer insan, düşünmeyi tamamen devrederse bu bir kayıp olur; düşünmeyi derinleştirmek için kullanırsa, bu başka bir hikâye.

Felsefi olarak bakınca şunu görüyorum: Yapay zekâ bize şunu soruyor —

“Sen insan olarak neyi vazgeçilmez sanıyorsun?”

Hız mı? Hesap mı? Hafıza mı? Bunların hepsi makineye devredilebilir. Ama anlam üretmek, değer atamak, “neden” diye sormak… Orası hâlâ muğlak.

İnsan öyle bir varlık ki, eline geçen her aracı kendini yeniden tanımlamak için kullanıyor.

Belki de asıl mesele şu: Yapay zekâ sadece bizim nasıl bir insan olmak istediğimizi daha görünür hâle getiriyor.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?