BIST 100
12.379,93 0,08%
DOLAR
43,1941 0,03%
EURO
50,3934 0,17%
GRAM ALTIN
6.405,18 -0,40%
FAİZ
36,97 -0,30%
GÜMÜŞ GRAM
125,83 -2,85%
BITCOIN
96.922,00 -0,65%
GBP/TRY
58,0539 -0,07%
EUR/USD
1,1635 -0,08%
BRENT
63,81 -4,07%
ÇEYREK ALTIN
10.472,85 -0,40%
İzmir Parçalı Az Bulutlu
İzmir hava durumu
11 °

5G: İnternetin Vites Arttırdığı Nokta

IMG-20260107-WA0039

Daha dün 4G, 4.5G, LTE, LTE Advanced derken şimdi hayatımıza sessiz sedasız yeni bir teknoloji girdi: Adı da 5G…

Çoğu kişi için “telefon biraz daha hızlı çekiyor” seviyesinde algılansa da, işin aslı pek öyle değil.

Çünkü 5G, sadece bir hız artışı değil; kablosuz iletişimin çalışma mantığını kökten değiştiren bir kırılma noktası!

***

İşin biraz teknik tarafından bakarak önce hız meselesini değinelim…

4G’de teorik hızlar yüzlerce mbps seviyesindeyken, 5G’de bu rakamlar gigabit seviyesine çıkıyor.

Ama asıl olay hızdan çok gecikme süresinde saklı.

4G ağlarında bir cihazın gönderdiği sinyalin karşı tarafa ulaşıp geri dönmesi ortalama 30–50 milisaniye sürerken, 5G’de bu süre 1–5 milisaniye seviyelerine kadar düşebiliyor.

***

Peki ya bu ne demek?

Bir komut verildiğinde sistemin “düşünmeden” cevap vermesi demek.

Şaşırdınız değil mi? Yani durum “an” ölçüsüne kadar inmektir.

***

Bu düşük gecikmenin arkasında birkaç kritik teknik değişiklik de var.

Birincisi: Frekans yapısı.

5G, yalnızca klasik düşük ve orta bantları değil, aynı zamanda milimetre dalga (mmWave) denilen çok yüksek frekansları da kullanıyor.

Bu frekanslar inanılmaz bant genişliği sunuyor ama menzilleri kısa.

***

Sonuç?

Az sayıda büyük baz istasyonu yerine, çok sayıda küçük hücre (small-cell) mantığı.

Yani ağ, yukarıdan aşağı yayılan bir yapı olmaktan çıkıp, kullanıcıya mümkün olduğunca yaklaşan bir yapıya dönüşüyor.

***

İkinci önemli nokta: Ağ mimarisi.

Önceki nesillerde ağlar, donanım ağırlıklı ve katı yapılara sahipti.

5G ile birlikte yazılım tanımlı ağlar ve sanallaştırmayla ön plana çıkıyor.

Bu sayede:

Aynı fiziksel altyapı üzerinde farklı ihtiyaçlara göre farklı “ağ davranışları” oluşturulabiliyor.

Ağ, yük durumuna göre kendini dinamik olarak ayarlayabiliyor.

Gereksiz kaynak kullanımı minimuma indiriliyor.

Kısaca ağ, “statik” olmaktan çıkıp “adaptif” hale geliyor.

***

Bir diğer kritik fark ise cihaz yoğunluğu.

4G ağları, belirli bir alanda binlerce cihazı idare edebilirken,

5G bu sayıyı on binlerce hatta yüz binlerce seviyesine çıkaracak şekilde tasarlandı.

Buradaki püf nokta şu:

5G, her cihazla sürekli yüksek bant genişliğiyle konuşmak zorunda değil.

İhtiyaca göre mikro iletişimler kurabiliyor.

Yani ağ, “herkese aynı muameleyi yapan” bir yapıdan çıkıp, kimin neye ihtiyacı varsa ona göre davranan bir sisteme evriliyor.

***

İşin donanım tarafında da ciddi farklar var.

5G sistemlerinde Massive MIMO denilen teknoloji kullanılıyor.

Bu sayede tek bir anten, aynı anda birçok farklı cihaza farklı yönlerde sinyal gönderebiliyor.

***

Eskiden:

“Sinyal yay → kim yakalarsa” durumu varken,

 

Şimdi:

“Bu sinyal sana, bu sinyal bana, bu da şuraya” nitelik ve niceliği ortaya çıkıyor…

 

Yani daha az parazit, daha yüksek verim.

***

Kısacası mesele yalnızca “interneti hızlandırmak” değil.

Mesele, kablosuz iletişimi gerçek zamanlı, esnek ve ölçeklenebilir hale getirmek.

Ve asıl değişim, bu altyapının üzerine inşa edilecek sistemlerle hissedilecek.

5G, tek başına bir çözüm değil.

Ama birçok teknik çözümün zemini.

Devamı, bu zeminin nasıl kullanılacağına bağlı…

 

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.
Yılmaz Yalçın 09.01.2026 14:29

👏👏

Yanıtla